9 Mayıs 2011 Pazartesi

Sesler


David Foster Wallace, videoda Charlie Rose ile sinema, popüler kültür ve yazı hakkında konuşuyor. Söyleşinin inişleri ve çıkışları mevcut elbette, en ilginç kısımlarından biri Wallace'ın dipnotlara neredeyse bağımlı olduğunu belirterek bunları "insanın kafasının içindeki seslere" benzetmesi:

Dipnotlar -metindeki dipnotlar- gerçeklik bölünmüş halde gibi, en azından benim içinde yaşadığım gerçeklik. Buna dair yazmak istediğinizde, bu gerçekliği ortaya koymak istediğinize zorluk burada, metin çok doğrusal ve birleşik ve siz - ya da ben diyeyim, yönümü yitirmeksizin metni yarabilmek için yollar bulmaya çabalıyorum. Metni derli toplu biçimde yarabilirsiniz elbette, ama o zaman, o zaman kimse okumayacaktır değil mi? Yani sizin - okumanın güçlüğüyle metnin cazibesi arasında bir etkileşim olmalı ve okur metnin cazibesine kapılarak devam etmek isteyebilmeli. (Infinite Jest'teki) Sonnotlar benim için faydalı bir uzlaşma biçimi oldu, gerçi metni teslim ettiğimde çok daha fazlası vardı. Editörümün yaptığı şeylerden biri bunları sadece gerçekten gerekli olanlardan oluşacak biçimde ayıklamaktı.

Wallace'ın bahsettiği metin olan Infinite Jest, 1104 sayfa, sonnotlar metnin onda biri kadarını oluşturuyor ve 388 maddeden oluşuyorlar. Geçen hafta yayımlanan İğrenç Adamlarla Kısa Görüşmeler de dipnotlu anlatımdan nasibini almış bir metin; metne ustaca yapılandırılmış dipnotlar ve kimi dipnotların dipnotları, anlatıyı yazarın deyişiyle "yararak" kanallar açma çabasında. Radikal Kitap'taki eleştirisinde Kaya Genç, "Wallace'ın ölümüne dair "psikolog" eleştirmenlerin sayıklamalarını boş verip bu kitabı alın ve onlarca satırdan oluşan dipnotların dipnotlarını ve gerçekte okuması imkansız yapısıyla yazının yazıyla yazıya yapabildiklerini görün,"demiş. Yazının olasılıklarını anımsamak için...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder